Ateş Bu Sefer De Tokat'a Düştü


Tokat'taki saldırısında şehit olan 7 asker ile yaralanan 3 askerin isimleri belirlendi.
Reşadiye Kaymakamı Cihangir Güler, devriye görevi sırasında meydana gelen terörist saldırısında 1 uzman çavuş ile 6 erin şehit olduğunu söyledi. Güler, 3 yaralı askerden 1'inin uzman çavuş olduğunu, yaralılardan 1'inin durumunun ciddiyetini koruduğunu ifade ederek, "Şu anda hangi örgütün saldırıyı gerçekleştirdiği konusunda bir şey söylemem mümkün değil" dedi.

Kaymakam Güler, 7 askerin şehit olduğu saldırıda yaralanan 3 askerden birinin uzman çavuşu olduğunu, sağlık durumunun ağır olduğunu bildirdi. Güler, yaralı 3 askerden Emrah Mandıralı ile Uzman Çavuş Yusuf Öztürk'ün Niksar Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını, sağlık durumu ağır olan Uzman Çavuş Öztürk'ün burada ameliyata alındığını kaydetti.

Saldırıda şehit olan askerlerin isimleri ise şöyle:
"Uzman Çavuş Harun Arslanbey (Adana), Erler Onur Bozdemir (Adıyaman), Kemal Pide (Ordu), Ferit Demir (Muş), Yakup Mutlu (Muş), Cengiz Sarıbaş (Giresun), Fatih Yonca (Hatay)."

Yetkililer, teröristlerin hangi örgüte mensup oldukları konusunda kesin bilgiye sahip olmadıklarını bildirdi.

Yorumsuz Resimler



Gülse BirselDomuz Gribini Nasıl Yendiğini Anlatıyor


Domuz gribini hafif atlatan Gülse Birsel, hastalığı alaya alan bir yazı yazdı ama: Gülse Birsel, ancak domuz gribi olanların kullandığı tamiflu ilacını yutarak ayakta kalabildiğini atlamış görünüyor

Gülse Birsel, Domuz gribini nasıl atlattım yazısında, hastalık öyküsünü yazıyor.

Ancak GÖZLERDEN KAÇMAMASI gereken, nasıl olduysa Gülse Birsel'in 'atladığı' bir ayrıntı var:
Birsel'in, grip belirtileri gösterdikten bir gün sonra antiviral ilaç, yani Tamiflu kullanmaya başlamış olması.

Tamiflu kullanımı, sadece RİSKLİ kişilere öneriliyor. Bilindiği gibi Tamiflu, domuz gribine karşı etkili iki ilaçtan en önemlisi; gribin bu ilaca karşı dayanıklılık kazanmasından korkuluyor.

İlginç olan, Birsel'in, Tamiflu kullanarak 'iyileşmiş' olmasına rağmen, hastalığı küçümseyen, 'hastalıktan kolayca kurtulmuş olmasına' sevinen hali.

Acaba Birsel, pek çok hastanın bu ilacı HİÇ KULLANMADAN iyileştiğinin farkında olmayabilir mi?

Yada doktorların, Gülse Birsel gibi SAĞLIKLI kişilere bu ilacı ASLA ÖNERMEDİĞİNİ gözardı ediyor olabilir mi?

İŞTE BİRSEL'İN YAZISI:
Hatırlarsanız birkaç hafta önce "Domuz gribi filan tanımam, çıksın karşıma, bir haftada duman ederim" anafikirli ukala bir yazı yazmıştım. Yanılmışım. Dört günde duman ettim! Bu muymuş yani? O kadar yaygara? O kadar panik? Aşı olduk olmadık, başbakanla sağlık bakanı uyuşamadı, dışarı çıkmayın, sinemaya gitmeyin, bir kavga bir gürültü... Bu muymuş yahu? İlk gün boğazımda hafif bir kuruluk hissettim. Sanki öksürsem veya sıcak bir şey içsem geçecek gibi.

GRİP BELİRTİLERİ AKŞAMA DOĞRU ETKİSİNİ GÖSTERDİ
Pek aldırmadım. Akşama doğru hafif ateşle birlikte sindirim sistemimde, nasıl desem, bir detoks çabası belirdi! "Eyvah," dedim, "İşte tipik belirtiler, bittim ben"! Bu genç yaşta H1N1'in esiri olacağım! Hastanelere kaldırılacağım, serumlar takılacak, ateşler içinde yanacak, kâbus göreceğim.

Belki akciğerler duman olacak, belki solunum sisteminde dönüşü olmayan hasarlar kalacak. Hatta belki, Allah korusun, bu genç yaşta... En verimli dönemimde... Hayır sevenlerim çok üzülür, ama efsane olurum bir yandan!

HELALLİK İSTEDİ
Öyle ya... Çağın en büyük pandemisi değil mi bu kardeşim? Dehşet içinde aşı yapılmıyor mu herkese? İlgili kimseleri arayıp, dramatik bir sesle grip olduğumu, haklarını helal etmelerini söyleyerek 7 Kocalı Hürmüz'ün İzmir galası ve müteakip hiçbir röportaja katılamayacağımı belirttim. O gece hem durumun daha da vahimleşmemesine şaşırarak, hem de fenalaşıp hastaneye kaldırılmaya hazırlıklı vaziyette uyudum!

Ertesi sabah hâlâ gayet iyi hissettiğim halde, hafif ateşim olduğunu görüp doktorla konuştum ve domuz gribi teşhisini telefonda aldıktan sonra, ellerim titreyerek antiviral grip ilacına başladım!

AŞI İÇİN TEST YAPTIRDI
İki gün 37.8-38 santigratlık vücut ısısıyla evde oturup film seyrettim. Az bir şey boğaz ağrısı, günde dört beş defa hafif öksürük, belli belirsiz kas ağrıları, azıcık yorgunluk. "Domuz gribi paniği" diye bir şey olmasa "hafif üşütmüşüm" deyip çalışmaya devam edeceğim bir hal! Dördüncü gün kalkıp alışverişe çıkma arzusuyla yanıp tutuşacak kadar enerjiktim! Dedim ki "Bu yanlış teşhis, soğukalgınlığını A grubu grip zannettik!" Sonradan aşı olup olmama konusunda doğru karar vermek amacıyla test yaptırdım.

KENDİSİNİ KARANTİNAYA ALDI
Testin sonuçları, altıncı gün, artık evde oturmaktan fenalık geçirip, giyinip sinemaya gitmek üzere olduğum anda geldi: Kapı gibi domuz gribiydim! Ve yedi gün boyunca eşe dosta bulaştırabilirdim, dolayısıyla iki gün daha karantina altında evde kalmam uygun olacaktı! Birkaç gün daha halka karışmadım, bu esnada evde oturup çıkacak kitabımı bitirdim, onuncu günde de kalkıp süslenip bir film galasına katıldım! Dostlarım, sevgili okuyucularım! H1N1 hakkında kişisel tecrübelerime göre, benim ömrümde geçirdiğim en hafif grip! Kaprissiz, mülayim karakterli bir virüs! Hani grip olunca geceleri boğaz acır, burun akar, öksürük olur, insan bir gıdım uyuyamaz, gittikçe sefilleşir ya, bu garibanda hiç öyle numaralar yok! Kütük gibi uyuyor, hapır hupur yiyorsun. Hafif ateş, hafif rehavet, "Esas kötü evresi herhalde daha başlamadı" derken derken, fıss bitiveriyor!

HUYU İYİ ŞÖHRETİ KÖTÜ
"Üç gün uyku, dördüncü gün deniz" diye nitelendirebileceğimiz bir süreç! Ben, benim gibi atlatanların (ki doktorlar çoğunluk olduğumuzu söylüyorlar) H1N1 tecrübesine "Arda Turan tipi iyileşme" diyorum. Böylece benim de kategorisel olarak sportif bir insan olduğum sonucu çıkıyor ki, yalan! İnanın ona bile gerek yok! Genel olarak sağlıklı, solunum sisteminde kronik hastalık olmayan, güçlü, normal yiyen, normal uyuyan, ne bileyim pek sigara filan da içmeyen biriyseniz, domuz gribini farkına varmadan, hafif bir soğukalgınlığı gibi atlatabilirsiniz! Eğer "Risk grubundayım", "Sağlığım ve/veya yaşım herhangi bir gribi kaldırmayabilir", "Bebeğim var, bakıcı yok, hastalanırsam bittik," ne bileyim "İşimi bir gün bile aksatmak istemem, ben matine suare sahneye çıkıyorum kardeşim" veya "Grip olamam, her hafta maçım var hacı" filan diyorsanız, ya da pimpirikli tipseniz, canınız öyle istiyorsa, aşı olun. Değilse olmayın. Bu kadar basit. Her yıl ziyaret eden normal grip ve normal grip aşısından daha özel bir durumla karşı karşıya değiliz bence. Bu konuda da bu kadar kafa patlatmayın, grip olmayalım derken ruh hastası olacağız yakında ha! Tamam el yıkayın, öpüşmeyin filan... Ama hayata karışın, sinemaya tiyatroya gidin, otobüse binin, keyfinize bakın. Ne bu be, aaa! Yanarım yanarım güzelim İzmir'deki galaya gidemediğime yanarım!

3 Terörist ÖLü Ele Geçirildi ...


Genelkurmay Başkanlığı'nın resmi internet sitesinden yapılan duyuruda, Şırnak merkezde 2 ve Güçlükonak ilçesinde 1 olmak üzere 3 teröristin ölü olarak ele geçirildiği kaydedildi. Diyarbakır merkezde ise bir terörist sağ olarak yakalandı.

Obama'dan Türkiye'yi Kızdıracak Sözler


Obama'dan Türkiye'yi Kızdıracak Sözler

ABD Başkanı Barrack Obama Türk - Ermeni ilişkileirnin normalleştirilmesi aşamasında desteklerini dile getirdi.

Yazdığı mektupta 1915 olayları için ''20’inci yüzyılın en büyük katliamlarından biri” nitelemesinde bulundu.''

Mektubunda 1915 olayları için “20’inci yüzyılın en büyük katliamlarından biri” nitelemesinde bulunan Obama, gerçeklerin tam ve samimi bir şekilde kabul edilmesi gerektiğine inandığını belirtti.

ABD Başkanı, normalleşme sürecinin ilerleyebilmesi için Ermeni ve Türk halklarının geçmişin gerçeklerine yanıt verebilmesi gerektiğini kaydederek, “Önümüzdeki aylarda da normalleşme çabalarını kuvvetle desteklemeyi sürdüreceğiz” ifadesine yer verdi.

PKK dan Molotoflu Saldırı


Pkk nın kuruluş yıldönümü (Yani o uğuruz gün) nedeniyle yurdun çeşitli blgelerinde fitursuz eylemler başladı.Molotofların havada uçuştuğu eylemlerde polislerimiz hafif derecede yaralar aldılar.

Emniyet güçlerinin ve panzerlerin müdahale etmesi üzerine eylemlerin önü kesildi.

Yurdun çeşitli bölgelerinde çok sayıda AKP binası kullanılamaz hale getirildi.

Esenler DTP başkanı cezaevinde !!!
Yapılan operasyonda molotoflu eylem planında olduğu anlaşılan Esenler DPT başkanı molotoflarıyla birlikte yakalanınca tutuklanarak cezaevine gönderildi...

YORUM: Buyrun size açılım....

site virüs tarama sonucu





yaftalamadan.blogspot.com

Small-whitebg-green GÜVENLİ

Özet
Norton Safe Web bu siteyle ilgili herhangi bir soruna rastlamadı.
Bilgisayar Tehditleri:
0
Kimlik Tehditleri:
0
Rahatsız edici etkenler:
0



Bu sitedeki toplam tehdit sayısı:
0




Norton derecelendirmesi Symantec'in otomatik analiz sisteminin sonucudur. Daha fazla bilgi.
Genel Bilgiler
Web Sitesi Konumu Amerika Birleşik Devletleri

Norton Safe Web blogspot.com sitesi için güvenlik sorunlarını analiz etti.

Tehdit Raporu

Bulunan toplam tehdit sayısı: 0

Small-whitebg-green Virüsler (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green İzinsiz İndirmeler (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Kötü Amaçlı İndirmeler (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Solucanlar (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Şüpheli Uygulamalar (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Şüpheli Tarayıcı Değişiklikleri (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Güvenlik riskleri (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Sezgisel Virüsler (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Reklam Yazılımları (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Truva Atları (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Kimlik Avı Saldırıları (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Casus Yazılım (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Arka kapılar (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Uzaktan Erişim Yazılımı (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Bilgi Hırsızları (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green Çeviriciler (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Small-whitebg-green İndiriciler (bu nedir?)

Bulunan tehditler: 0

Beyoğlu`ndan Dolmabahçe`ye Taşınan Bir Aralık Akşamı

















Ne günlermiş, ne günlermiş
Sus pus olmuş, puslu bir
İstanbul muydu yüzün yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe`de, çay tadında...
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep`i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında...
Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde... ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...
Kadın, Beyoğlu`nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde
bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...
... Soğuğun ve karanlığın vehameti!
Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
Daraltılmış...İlk sahibinin o pantolonla yaşadığı şeyler,
yani pantolonu pantolon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!
Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman.. Şimdi sana söylenecek tek bir cümle;
Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...

Yılmaz Erdoğan

Google Ücretli mi Oluyor?


Google "İlk tıklama ücretsiz" programını duyurdu. Google News ve Google aramalarında artık paralı haber devri başlıyor.

Google internet gezginlerine 5 haberi ücretsiz gösterecek, ardından daha fazla haber okumak isteyenleri abonelik için harici bir siteye yönlendirecek. Bu değişikliğin temelinde Rupert Murdoch'un, kendi haber kaynaklarını Google endeksinden çıkartma tehdidinin yer aldığı düşünülüyor. Google News üzerinden ücretsiz okunabilen haberler, profesyonel medyanın gelirlerini olumsuz etkiliyordu.

Kullanıcılar yeni sistem ile tek tek haber sitelerine abone olmak zorunda değil. Genel bir abonelik ile farklı sitelerden haberleri okuyabilecek. Kullanıcılar ücretsiz görüntüleme limitini aştıklarında, tıklanan haber onları abonelik formuna götürecek.

Bu hareket yayıncılara yayınladıkları haberler karşılığında gelir elde etme imkanı verecek. Kullanıcılar haberleri Google News'ten değil de Google aramadan bulsa da aynı limitle karşılaşacak.

2009'un En İyi Haber Fotoğrafları











Etiket bulutu tag could


Öldürüp Kümse Gömmüşler !!!

Adıyaman'ın Kahta İlçesi’nde, kaybolduğu ileri sürülen 16 yaşındaki Medine M. adlı genç kız, evinin bahçesinde gömülü olarak bulundu. Töre cinayetine kurban gitmesinden şüphelenilen genç kızın cesedi gömüldüğü yerden çıkarılırken, anne, baba ve daha önce kendisini dövdüğü gerekçesiyle polise şikayet ettiği dedesi polis tarafından gözaltına alındı.

Dün akşam 155 polis ihbar hattını arayan bir kişi, ailesi tarafından kaybolduğu ileri sürülen Medine M. adlı genç kızın, aile meclisinin aldığı karar doğrultusunda infaz edildiğini ve ardından evlerinin bahçesindeki tavuk kümesine gömüldüğünü söyledi. İhbarın ardından çalışma başlatan polis, ihbarcının Medine M.’nin resim kayıtlarda herhangi bir başvuru yapılmadığını ancak mahalle sakinleri fırıncılık yapan 9 çocuk sahibi A.M. ve İ. M. çiftinin 2’nci çocukları olan Medine’nin kaybolduğunu söylediklerini belirledi.

İhbarcının bahsettiği evin bahçesinde tavuk kümesinin de bulunmasının ardından Cumhuriyet Savcılığı’ndan arama kararı alan polis, üzeri betonla kaplanmış olan tavuk kümesinde kazı çalışması başlattı. Yaklaşık 4 saat süren ve 2 metre derinliğinde yapılan kazıda, genç kızın oturur vaziyette, boğazına eşarp sarılı haldeki çürümeye yüz tutmuş cesediyle karşılaşıldı. Genç kızın cesedi gömüldüğü yerden çıkarılarak ilk olarak Kahta Devlet Hastanesi morguna, ardından da kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için Malatya Turgut Özal Tıp Fakültesi’ne gönderildi.

DEDESİNİ POLİSE ŞİKAYET ETMİŞ

Öte yandan, genç kızın yaklaşık 2 ay önce polise giderek dedesi F. M.’yi kendisini dövdüğü gerekçesiyle şikayet ettiği belirlendi. Erkeklerle konuştuğu gerekçesiyle kendisini döverek şiddete maruz bıraktığını ileri süren Medine’nin şikayetinin ardından, dede F. M. hakkında işlem başlatıldığı öğrenildi.

AİLE GÖZALTINA ALINDI

Genç kızın erkeklerle dolaştığı iddiasıyla töre cinayetine kurban gittiğinden kuşkulanırken, polis ailenin yaşadığı ev ve bahçesinde uzun süre inceleme yapıp, delil aradı. Gece geç saatlere kadar süren çalışmanın ardından polis, cinayetle ilgili olarak evde bulunan Medine M.’nin annesi, babası ve dedesi gözaltına aldı. 3 şüpheli sorgulanmak üzere Kahta İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürülürken, olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

İşte Mütevazi Bir Oyuncu; Mete Horozoğlu



Vizyona girdiği günden bu yana yaklaşık 3 milyon kişi tarafından izlenen, bu yılın en çok konuşulan filmlerinden biri olan "Nefes"in başrol oyuncusu Mete Horozoğlu'nu otobüs durağında görenler çok şaşırdı.


Oldukça mütevazi tavırlar sergileyen ve kameralara gülümseyen başarılı oyuncu, evine gitmek üzere araç beklediğini söyledi.

Aydında Deperem Korkusu 4.9


Aydın'nın Horsunlu ilçesinde 4.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. .

Denizli ve Nazilli'de yoğun olarak hissedilen deprem çevre kentlerden de hissedildi.

Kandilli rasathanesi yetkilileri 08 02'de meydana gelen depremin küçük ölçekli olduğunu ve hasar yapma ihtimali olmadığını söyledi.


Vali Coş yaptığı açıklamada, Horsunlu beldesinde sabah saatlerinde deprem meydana geldiğini belirterek, ''Şu ana kadar aldığımız bilgilerde bize ulaşan olumsuz bir şey yok, ancak Emniyet ve Kaymakamlık araştırıyor. Henüz araştırmalar tamamlanmadı'' dedi.

SGK İlaçlarda İndirim Yaptı ; Eczacılar Grevde


İlaç fiyatlarındaki düşüşü protesto eden 24 bin eczane bugün kepenk kapattı. SGK ile ilaç firmalarının yüzde 60’lık oranı yüzde 66’ya çeken son dakika anlaşması da eyleme engel olamadı.

Bu yüzden eczaneler bugünden başlayarak kepenk kapatma eylemine girdiler.Kapılarına da '' Bugün kapalıyız yarın ne olur bilinmez'' gibilerinden notlar bırakarak tepkilerinin dikkat çekilmesini sağlamaya çalıştılar.

Halktan kesimler her ne kadar ilaç fiyatlarının düşmesine sevinseler de ilaçları eczacıların üretmediğini varsayarak onlara hak vermeyi de ihamal etmediler.


Sonuçta eczacılar da geçimlerini sağlamak amacı ile bu işi yapmaktadırlar. SGK nın buradaki görevi bana göre orta yolu bulmaktır.Sonuçta halkın da eczacıların da bu konuda mağdur edilmemesi gerekmektedir diye düşünüyorum..

Öcalan Meclis gündemine taşınıyor


DTP Grup Başkanvekilleri, Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak’ın, Öcalan'ın cezaevi koşullarının iyileştirilmesi için Adalet Bakanı Sadullah Ergin’le görüşmesinden sonra konu bugün de TBMM İnsan Hakları Komisyonu gündemine gelecek.

DTP Grup Başkanvekileri dün görüştükleri Adalet Bakanı Ergin’e Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi isteğinde bulundular. Edinilen bilgiye göre Bakan Ergin de gerekli görülürse böyle bir inceleme yaptırılacağı açıklamasında bulundu.

Adalet Bakanlığı konuyu değerlendirirken Öcalan bugün Meclis gündemine gelecek. DTP’li Akın Birdal TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nda İmralı Adası'na bir inceleme heyetinin gönderilmesi talebinde bulunacak.

Ünlülerin Soyadları



İşte buyrun size Bazı Ünlülerin gerçek
Ad Soyadları


İsmail YK (İsmail Yurtseven)


Bengü (Bengü Erden)



Sıla (Sıla

Gençoğlu)

Kubat (Ramazan Kubat)

Gülşen (Gülşen Bayraktar)

Arto (Harutyan Dalga)


Nev (Nevzat Doğansoy)


Teoman (Teoman Yakupoğlu)
Tarkan (Tarkan Tevetoğlu)
Nalan (Nalan Tokyürek)
Kayahan (Kayahan Açar)
Asena (Onur Çakmak)
Yaşar (Yaşak Günaçgün)

Kibariye (Bahriye Tokmak)

Güzellik Uğruna Yaşamını Yitirdi


Eski Arjantin güzeli 38 yaşındaki Solange Magnano, yaptırdığı estetik ameliyattan kısa süre sonra hayatını kaybetti.

Kalçasından yağ aldıran 1994 Güzeli Magnano, başkent Buenos Aires’te yaptırdığı ameliyattan sonra rahatsızlandı. 8 yaşında ikizleri olan kadın, akciğer embolisi nedeniyle ertesi gün tekrar hastaneye yattı, ancak kurtarılamadı. Modelin arkadaşı olan tasarımcı Roberto Piazza, “Sıkı ve yuvarlak bir popo uğruna hayatını kaybetti” dedi.

Einstein'ın tezi gerçek mi oluyor ?


Adana Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ahmet Turan Otlu "Türkiye'ye kaçak sokulan GDO'lu tohumların ekildiği yerlerden beslenen arıların bal verimleri azalıyor. Aynı zamanda kışın telef oluyorlar" dedi

Ünlü bilim adamı Albert Einstein'ın "Arılar yok olduktan 4 yıl sonra da insanlık yok olacak" tezi gerçek mi oluyor? Arıcılar son yıllarda yaşanan arı ölümlerinin arkasında kaçak yollardan ülkeye sokulan GDO'lu (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) tohumlar olduğunu ileri sürdü.
Adana Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ahmet Turan Otlu, özellikle GDO'lu ürünlerin yaygın olduğu düşünülen GAP'ta arı kayıplarıyla karşılaşıldığını belirtti. 2006 yılından itibaren söz konusu sıkıntının baş gösterdiğini ifade eden Otlu, Hacettepe Üniversitesinde yapılan bir araştırmanın bu tezlerini desteklediğini söyledi. Otlu "GDO'lu ürünler yüzünden arılar döllenemiyor ve yeterli bal sağlayamıyor. Aynı zamanda arıların ömrü kısalıyor. Kışın çabuk telef oluyorlar" dedi.

KAÇAK TOHUM EKİLİYOR

Otlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Arı ölümlerinin tarım ilaçlarından olduğunu öne sürenler oluyor ancak biz bunun doğru olmadığını düşünüyoruz. Çünkü tarımın olduğu bütün doğal alanlarda, mutlaka zararlılara karşı ilaçlar kullanılıyor. Fakat özellikle GAP bölgesine giden tüm arıcılarımızın ortak bir şikâyeti oldu. O da arıların verimsiz olması ve çabuk ölmesi. Biz de bazı araştırmalar yaptık ve bu bölgelerde Türkiye'ye kaçak yollardan giren GDO'lu tohumlar ekildiğini gördük. Bu ölümlerin de bu ürünlerle beslenen arılarda meydana geldiğini tespit ettik."
Bir kovanda ortalama 80 bin arı yaşıyor. Çiçek ve bitki türlerinin polenleri arıların ayaklarına yapışıyor. Arılar konduğu 130 bin farklı bitki türünün üremesini sağlıyor. Sadece bir kovandaki arılar gün içinde 1 milyon çiçeği döllüyor. İşte bu nedenle arı ölümleri doğal dengenin bozulduğunun en önemli işareti.

5 milyon kovan var

Dünya Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) verilerine göre dünyadaki kovan sayısı 62.3 milyon, Türkiye'de 5 milyon. Dünyadaki toplam bal üretimi 1.3 milyon ton. Türkiye'de 74 bin ton. 6.9 milyon balansı kolonisiyle Çin dünya lideri. İkinci 4.2 milyon koloniyle Türkiye. Ballarımızın yüzde 29'u Ege Bölgesi'nde üretiliyor. Karadeniz'in payı yüzde 22, Akdeniz'in yüzde 13.

1 Milyar Kişi Domuz Gribi Olabilir !


Uzmanlardan korkutan domuz gribi senaryoları!

Dünya büyük korku yaratan domuz gribi salgını yayılmaya devam ederken, salgın uzmanları da bir yandan hastalık hakkında senaryolar geliştiriyor. Uzmanlar 2 yıl içinde 1 milyar kişinin domuz gribine yakalanacağını öngörüyor. İşte domuz gribi senaryoları:

Harvard Üniversitesi’nden Dr. Marc Lipsitch “Hastalık ocak ya da şubat aylarında en yaygın noktasına ulaşacak. Mevsimsel grip de her yıl aynı dönemde yaygınlaşır. Havalar soğudukça grip virüsünün yayılması da hızlanıyor” dedi. Ocak ayının büyük risk taşıdığına dair Türkiye’den de görüşler var. Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Levent Akın, “Toplam ağır vaka sayısında artma olabilir. Çok soğuk aylarda A gribi çok hızlı bulaşma eğilimi gösterecek, ağır vaka sayısında da artma görülebilir. Ocak salgın tehlikesinin başlangıcı olabilir” diye konuştu. Reuters haber ajansına göre bilim adamları domuz gribi salgını için 2 olasılık sunuyor:

Şiddetli salgın: Bilim adamlarına göre her 30-40 yılda bir yeni bir grip virüsü ortaya çıkarak hızla tüm dünyaya yayılıyor ve yüz binlerce insanın ölümüne yol açabiliyor. Bunun en kötü örneği son olarak 1918’de yaşandı. Dalgalar halinde yayılan İspanyol gribi virüsü 18 ay içinde yaklaşık 50 milyon insanın ölümüna yol açtı. Ancak günümüzde böylesi büyük bir salgın için endişelenmeye gerek yok. Çünkü 1918’deki salgında antibiyotik kullanılmıyordu ve suni solunum cihazı henüz yoktu. Aşılar hem yeterince gelişmemişti hem de yaygın olarak kullanılmıyordu. Basit bir enfeksiyon ölüme yol açabiliyordu. Her şeye rağmen bilim adamları 1918 benzeri salgın durumunda iş gücünün yüzde 40’ının kaybedilebileceğini hesaplıyor. Bu durumda üretim durma noktasına gelebilir, dünyada ticaret durabilir ve birçok ülkede ekonomi tamamen çökebilir.

Hafif salgın: Bunun son örneği 1968’de yaşandı. H3N1 virüsü yaklaşık 1 milyon kişinin ölümüne yol açtı. Aşılama, ilaçlara rağmen her yıl 250 ile 500 bin kadar kişi grip yüzünden zaten ölüyor. Salgının hafif olması durumunda en büyük risk grupları arasında bebek ve küçük çocuklar, yaşlılar ve gribe karşı daha savunmasız olan hastalar yer alabilir. Enfeksiyonlar, dünyada ticaret ve dolaşımı olumsuz etkileyebilir. Üretim yavaşlar, ilaç ve aşı sıkıntısı yaşanabilir. Hastanelerin kapasitesi yetersiz kalır. İşte senaryolar:

1 Salgının Şiddeti

En iyi senaryo: Salgın hafiftir ve sıradan grip sezonunda olduğu gibi 250 ile 500 bin arasında insanın ölümüne yol açar.

En kötü senaryo: Virüs mutasyona uğrayarak ilaç ve aşıya dirençli hale gelir. insanların D vitamini eksikliği çektiği ocak ve şubat aylarında güçlenir. Dünya çapında 1 milyarın üzerinde insana bulaşır ve milyonlarca kişi ölür.

Olası senaryo: Virüs dünyada 1 milyarın üzerinde insana bulaşabilir. Ölüm oranları tam olarak hesaplanamıyor. Ancak gelecek 2 kış içinde 1 milyon kişinin yaşamını yitirmesi mümkün.

2 AŞININ GÜVENİLİRLİĞİ

En iyi senaryo: Aşı, gerçekten de ilaç şirketlerinin öne sürdüğü gibi hiç kimseye zarar vermeden insanları domuz gribinden korur.

En kötü senaryo: Aşı domuz gribinden daha da tehlikelidir. İnsanları hastalıktan korumanın tersine binlerce kişinin ölümüne yol açabilir.

Olası senaryo: Aşının test edilmesi için yeterince zaman olmadı. İlk olarak aşı yapıldıktan sonra 48 saat içinde meydana gelen ölümler tartışılacak. Ancak aşının uzun vadede sağlığa etkisi ancak yıllar sonra anlaşılabilecek.

3 OKULLARDA GÜVENLİK

En iyi senaryo: Okullarda az sayıda vakaya rastlanır, maske zorunluluğu getirilir. Enfeksiyonlar hafiftir ve ölüm oranı düşüktür.

En kötü senaryo: Hastalık milyonlarca çocuğa bulaşır ve birçok ölüme yol açar. 2009/2010 eğitim yılına ara verilir.

Olası senaryo: Birkaç okul grip salgını yüzünden geçici süreliğine kapatılır. Birçok öğrenci aşılamadan gribin neden olacağından fazla zarar görür.

4 TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

En iyi senaryo: Az sayıda insan hastalanır, iyileştikten sonra işlerine döner böylece enerji, su, güvenlik, gıda malzemeleri ve diğer ihtiyaçların karşılanmasında sorun yaşanmaz.

En kötü senaryo: Hastaların sayısı arttıkça sorunlar da ortaya çıkmaya başlar. Hastalık ve açlık yüzünden nüfus giderek azalır.

Olası senaryo: 2010’un başında hastalıkların artmasıyla geçici sıkıntılar ve sorunlar ortaya çıkabilir. Ancak bunlar yıkıcı değildir.

5 SAĞLIK HİZMETLERİ

En iyi senaryo: Enfeksiyonlar azalır ve hastanelerin kapasitesi bunları karşılayabilecek durumdadır. İlaçlar ve aşı planlanan şekilde etki eder.

En kötü senaryo: Hastaneler giderek artan hasta sayılarıyla başa çıkamaz. Virüs mutasyon geçirerek daha da dirençli hale gelir.

Olası senaryo: Domuz gribine yakalanan hastalar hastanelere akın ettikçe sıkıntı giderek artabilir. Sağlık personeli de domuz gribine yakalanabilir. Hastalara evden çıkmamaları tavsiye edilir.

Türkiye’nin domuz gribi senaryosu

SAĞLIK Bakanlığı tarafından Dünya Sağlık Örgütü’nün domuz gribi salgını uyarısı üzerine yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’nin domuz gribi senaryosu hazırlandı. Önlem alınmazsa yalnızca sağlık hizmetleri bakımından domuz gribinin Türkiye’ye maliyeti 1.1 milyar TL’ye kadar çıkabilir. İşte sonuçlar:

Virüs için önlem alınmazsa;

- Hastalığa yakalanması beklenen insan sayısı 21 milyon.

- Bunların 8 milyonu hastaneye başvuracak.

- 96 bini hastaneye yatırılacak.

- Bunların 15 bin 500’ü yoğun bakıma alınacak.

- Sonuç olarak 5 bin 300 kişinin hayatını kaybetmesi mümkün.

Önlem alınırsa;

- Enfeksiyon sayısı 1.8 milyonla sınırlanacak.

- 750 bin kişi hastaneye başvuracak.

- Bunların 7 bin 500’ü hastaneye yatırılacak.

- 1200’ü yoğun bakımda tutulacak.

- 400 ölüm yaşanabilir.


Kaynak

top